Sayıların Kozmik Dili

Pisagor, tıpkı tıbbın beden için bir arınma olduğu gibi, müziğin de ruh için bir arınma olduğuna inanıyordu.

 

Fransa’daki Chartres Katedrali’nin batı girişi üzerinde bulunan Pisagor’un kabartma heykeli

Antik Yunan filozofu ve bilgin Pisagor (M.Ö. 570 – 495), evrenin bir bütün olarak uyumlu yapılardan ve sayılardan oluştuğuna, evrende her şeyin hareketinden ilahi bir müzik yayıldığına inanıyordu.

Gezegenlerin, yıldızların uyumlu ve tekrarlayan dönüşlerinde, musica universalis, yani kürelerin müziği olarak ifade ettiği göksel melodilerin işitilebileceğini öne sürmüştü. Ona göre evrendeki küreler, müzik notalarına karşılık gelen matematiksel denklemlere göre dönmekteydi. Pisagor’un matematik ve  müzik teoreminden 2500 yıl sonra, günümüz astrofizik bilimi, gezegenlerin yörünge hareketleriyle orantılı rezonanslarından yayılan müziği keşfetti.

 

 

Aristoteles (M.Ö. 384 – 322) Metafizik adlı eserinde, matematiği ilk ele alan Pisagorcuların bu konuyu ilerletmekle kalmayıp, matematik ilkelerinin her şeyin ilkesi olduğunu ileri sürdüklerini yazar. Sayıların mistik önemine olan inançları, ve onlara atfettikleri nitelikler numeroloji kullanımını günümüze kadar getirir :

1

Bir sayısı, monad her şeyin kökenini temsil eder. Monad – μονάς teklik anlamına gelir; Yüce Varlığa, ilahiye veya her şeyin bütünlüğüne atıfta bulunur. Monad varoluşun başlangıcıdır.

Daire içine alınmış nokta, ilk ve eşsiz metafizik varlığı, Mutlak Olan’ı temsil eder.

2

Monad, Yunanca iki anlamına gelen kelime olan δυάδα ikiliği yarattı; bu da diğer sayılara neden oldu;  sırasıyla noktayı, ardından çizgileri vb. oluşturdu.

3

Üç ideal bir sayıdır çünkü başı, ortası ve sonu vardır. Düzlemsel bir üçgeni tanımlamak için kullanılabilecek en küçük  sayıdır.

4

Dört, mevsimleri ve dört elementi (ateş, hava, su ve toprak) ifade eder.

7

Yedi  evrenin yaratılışını temsil ettiği için kutsaldır; aynı zamanda gezegenlerin sayısı ve ilahi enstrüman kabul edilen lirin tellerinin sayısıdır.

10

On, ustaca bir sayı olarak kabul edilir çünkü 10 = 1 + 2 + 3 + 4. On, her şeyi içerir ve çokluktan doğan birliği sembolize eder.

 

Pisagor, yaratılışın dört unsurunu simgeleyen dört sıradan oluşan, noktaların toplamı 10 olan ve tepe noktası Monad’ı temsil eden üçgen şekli Tetractys‘i tasarladı.

Tetractys’in kozmik düzende mistik işlevi olduğuna inanıyordu. Nitekim ileri çağlarda büyük ve anıtsal mimari tasarımlarda Tetractys hesabı kullanılacaktı.

 

 

Giovanni Paolo Panini’nin 18. yüzyıldan kalma bu tablosunda tasvir edilen Roma’daki Hadrian Pantheon’u, Pisagor hesaplarına göre inşa edilmiştir.

Platon (M.Ö. 428 – 348) kozmosun fiziksel veya mekanik güçlerden ziyade geometrik oranlarla birbirine bağlı olduğuna inanıyordu.

Ahşap gravür, anonim. Gravürün altındaki yazı : “Bir ortaçağ misyoneri, cennetle dünyanın buluştuğu noktayı bulduğunu söylüyor.” Camille Flammarions’ın L’Atmosphère: Métérologie Populaire adlı eserinde. Paris, 1888.

 

Antik Yunan’dan Rönesans bilginlerine ve günümüzdeki bazı astrofizikçilere kadar uzanan inanca göre, Tanrı, evreni matematiksel, geometrik ve ahenk ilkelerine göre yarattı. Buna göre müzik ve astronomi doğrudan İlahi ile bağlıdır. Aritmetik, geometri, astronomi ve müzikten oluşan bu dört etüt konusu, Platon’un Devlet adlı tanınmış eserinde önemli ölçüde yer verdiği ikinci müfredat aşamasını – quadrivium – oluşturur. Quadrivium, sayının,  zaman ve mekanla ilişkisinin incelenmesine odaklanır :

Aritmetik saf sayıdır, geometri mekandaki sayıdır, müzik zamandaki sayıdır ve astronomi uzay ve zamandaki sayıdır.

 

Tanrı’nın geometrisi, anonim, Wikimedia Commons

 

Gezegenlerin müziğini burada dinleyebilirsiniz :

 

Duygu Bruce

Konuyla ilgili bu yazılara da göz atabilirsiniz  Evren’in Müziği  ve  Yaradılış Hikâyeleri

 

 

 

Yorumlarınız:

E-posta adresiniz yayınlanmayacak.