Azim ve Çabanın Zamanla Gelen Gücü

Dağı yerinden oynatan insan, işe, küçük taşları taşıyarak başlar. – Konfüçyüs
“ İnsan doğası tembelliğe yatkındır. Kolay olana yöneliriz. Süpermarket girişine en yakın yeri bulmak için otoparkta tur atmak, merdiven yerine asansörü tercih etmek veya yemek pişirmek yerine eve sipariş etmek eğilimimiz de bu yüzdendir, ” der nöropsikolog Boris Cheval.
Çabuk tatmin eden ve fazla bekletmeden ödül getiren iş-uğraş isteriz. Beklenen ödül geciktiğinde veya işler zora girdiğinde hayal kırıklığı hemen bizi bekler. Azim ve şevkimiz sarsılabilir.
“Boş versem mi, uğraşmaya değmeyecek, zaten ne kazandıracak ki bana, başka şeyde daha çabuk sonuca ulaşırım, emeğimin karşılığı bu değil,” vb. düşüncelerle kendimize, vazgeçmek için sebepler ileri süreriz. Bu düşüncelere kapıldığımızda tahammülsüz, dikkatsiz ve isteksiz olabilir; işleri ertelemeye başlayabiliriz. Sonrasında ise duraksar, hiçbir şey yapmamaya yönelir ya da anlık heveslerle daldan dala konabiliriz.
Bazı insanlar da vardır, yaptıkları işte çabalarını esirgemez, tuttukları yolda şevkle ilerlemeye devam ederler. Başarısızlık ve olumsuzluklarla karşılaşmalarına rağmen kararlılık ve motivasyonlarını uzun süre koruyabilirler. Onları diğerlerinden ayıran şey, uzun vadeli hedeflerine yönelik gösterdikleri kararlı çaba ve şevktir. Araştırmacı psikolog Angela Duckworth bu özelliği grit olarak tanımlar, başarıyı öngörmede, zekâdan (IQ) daha iyi bir gösterge olduğunu belirtir.
Duckworth, kişiyi, kolay vazgeçmeyen, azimli, uzun yola dayanıklı kılan dört temel kaynağı şöyle özetler :
- İlgi – Kişi, kendini derinlemesine araştırıp muhakeme ederek gerçekten ilgi duyduğu uğraşı – hayatına anlam katan amacı ortaya çıkarabilir.
- Yükselme dürtüsü –Her insanda yaratılıştan olan bir dürtüdür, ilerlemesini sağlar. Pratikle mümkün olur. Tıpkı tenisçinin sürekli çalışarak vuruşlarını ilerletmesi gibi.
- Faydalı iş yapma arzusu – İnsanın anlam bulma ihtiyacına karşılık gelir. Faydalı olduğuna inandığı şeyi yapmasıyla somutlaşır, devam etme şevki verir, devamlılık da şevki yeniden besler, arttırır.
- Umut – İnanç; kendine inanç, yaptığın işe inanç, bunun yararlı olacağına ve kendinden daha büyük bir bütünün parçası olduğuna inanç. İnsanı, hedefe giden yolda tutar.
“ Şevk ve azim”, güdüsel olarak haz arayan insanın daha yüksek bir amaç uğruna kendi doğasıyla mücadele etmesini sağlayan kuvvettir. Örneğin, kanepede uzanmak yerine kendini spor salonuna gitmeye zorlamak, başkası için küçük ama dikkat çekmeyen bir iyilik yapmak veya peş peşe diziler izlemek yerine başucunda uzun zamandır bekleyen bir kitabı okumak gibi.

Bu çaba öz denetim gerektirir. İrade gücüyle arzularımızı, tekrar eden kışkırtmaları ve doğuştan gelen tembelliği kontrol etmeye çalışırız. Ama bu “kendini dizginleme” becerisi geliştirilmesi gereken bir kas gibidir. Azim, düzenli pratik ve irade ister. Kullanılmazsa zayıflar, hatta körelir. Zamanla kişi, sadece hazlarını ve dürtülerini tatmin etmeye çalışan daha ilkel yönüne teslim olabilir.
Fransız psikolog Didier Pleux, ödül koyma koşuluna karşı uyarır :
Bir şey için çaba harcıyorsak, ödülün hemen gelmeyeceğini kabul etmeliyiz. Eğer “ Ne anlamı var ki ? ” tuzağına düşersek, yaşamasak daha iyi, “nasıl olsa hepimiz öleceğiz” düşüncesine kadar sürüklenebiliriz. Oysa anlık haz, bizim insani yanımız değil, hayvani yanımızın bir parçasıdır. İnsan olmak; primat beyni aşmak, hazları ertelemeyi bilmek, sabırlı ve azimli olmak ve çaba göstermeye devam edebilmektir.
Bu yol kolay değildir.
Ve burada en büyük güç, kendi kendine nasıl konuştuğunuzdur.
Kendi kendine telkin gerçekten işe yarar mı?
Evet — ama nasıl yaptığınız her şeydir.
Bu konuda daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.
Duygu Bruce
Alıntılar, Fransız Le Point dergisinin 30 Haziran 2022, No. 2603 sayısından çeviridir.