Yedi Uyuyanların Hikâyesi

Hayatlarımızı bir rüyayla karşılaştıranlar haklıymış. Uyanık uyuyor ve uykuda uyanıyormuşuz. –Montaigne   Yıllar önce güzel bir ilkbahar günü Efes’i gezerken bir yaşlı dede anlatmıştı bu hikâyeyi ve beraber mağaranın olduğu yere atlı arabayla gitmiştik. Sonraları öğrendim ki bu hikâye meğer evrenselmiş, birçok dilde yazılmış.  Ama o bahar günü Efesli dedenin anlatmasıydı bende ilk iz bırakan. Yaklaşık MS 250 yılında Roma imparatoru Decius zamanında yaşayan yedi gençtiler. O devirde çoğunluğun putlara, idollere inanmasına rağmen bu gençler Hz. İsa’ya inanmayı seçmişlerdi.  Bunu duyan İmparator Decius, yedisini de huzuruna emretti ve onla­ra yeni dinleriyle ilgili sorular sordu. Gençler, İmparato­run İsa’nın dinine tamamen karşı olduğunu

Devamını okuyun

Truva’da Tanrılar Savaşı

Bende nefret uyandıran, kalbinde gizlediği şeyden başka bir şey konuşan adamdır.  Antik Yunan edebiyatının şaheserlerinden biri olarak kabul edilen İlyada ’yı, Homeros’un MÖ 700-800 yıllarında yazdığı tahmin edilir.  Agamemnun yönetimi altında müttefik Yunan krallıklarının on yıl boyunca kuşatma altında tuttukları Truva’daki savaşları hakkındadır. Destan, Afrodit, Athena ve Hera arasındaki güzellik yarışmasıyla başlar. Afrodit, yarışmanın jürisi olan Paris’e, kendisini seçtiği takdirde ölümlüler arasındaki en güzel kadına sahip olacağı sözünü verir. Karşı konulamaz güzellikteki bu kadın, Yunan kıyısında ikamet eden Akha kralının karısı, daha sonra Truvalı Güzel Helen olarak anılacak olan Helen’dir. Sonuçta Afrodit yarışmayı kazanır ve karşılığında Paris, Helen’i kaçırarak yaşadığı

Devamını okuyun