Kategori Kültür

Eros ve Psyche’nin Ebedi Aşkı

Evvel zamanda bir kralın üç tane kızı vardı. İki büyük kız hoştu ama en küçük olanın –Psyche ψυχή güzelliği tariflere sığmazdı. Başka diyarlardan onun güzelliğini görmeye gelenler olur, gördükleri karşısında büyülenirlerdi. Öyle ki Afrodit’in sunakları dahi terkedilmeye yüz tutmuştu. Gencecik toy bir faniye tapınacak kadar duydukları bu hayranlık Afrodit’i kızdırıyordu. Kendisine atfedilen Tanrısal üstünlüklere bu genç kızın el koyduğunu düşünerek öfkeyle “ Onu, bu güzelliğinden dolayı pişman edeceğim,” diyordu. Kararlı bir şekilde bir gün muzip ve yaramaz tabiatlı oğlu, aşk tanrısı Eros’u yanına çağırdı ve…

Bir Ormancının Yaşadıkları

Doğaya olan ihtiyacımız insanlığımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Orman görevlisi olarak çalışan Peter Wohlleben, Ağaçların Gizli Yaşamı  adlı çok satan kitabın yazarı.  İnsanın doğayla olan bağı için: “Doğaya olan ihtiyacımız insanlığımızın ayrılmaz bir parçası,” der ve bizi doğaya doğru çeken bu parçamızı tanımanın, bize nasıl iyi geleceğini açıklar. Kereste endüstrisine ağaç sağlamak göreviyle ormanda çalışırken ve ağaçları sadece ekonomik değeri olan emtia olarak gördüğü dönemde fark eder içindeki doğa sevgisini uyandıran bu parçayı. Aynı dönemde ormanda araştırma yapan bilim insanlarının, doğaya olan merak ve tutkularına tanık…

Kurtarılacak Olanlar

  Tanınmış dayanıklılık (resilience) uzmanı ve nöropsikiyatrist Boris Cyrulnik ’e göre Covid-19 krizi büyük ölçüde, küreselleşmiş toplumların yaptığı performans yarışıyla bağlantılı. Bu kriz karşısında herkesin eşit koşullarda olmaması nedeniyle, farklı tepkiler göstereceğini belirterek baş etme ve dayanma farklıklarını sade bir dille tanımlar:  İstikrarlı ve güven verici bir ailede büyüyen, iyi bir dostluk ağına sahip olanlar, telefonla rahat iletişim kurmayı öğrenenler, okuyacak, yazacak, gitarı yeniden eline alacak, ritüeller icat edecek ve bunlara benzer önceki gelişimleri sırasında edindikleri koruyucu faktörleri kullanarak başa çıkacaklar. Buna karşıt olarak, kırılganlık,…

Çalgıcının Kiriş Parası

Evvel zamanda çeng çalan bir çalgıcı vardı. Bülbül onun sesini duydu mu kendinden geçerdi. Onun müziğini dinleyenlerin neşesi birse yüz olur; gönül kuşu havalanır, canın aklı şaşar da kalırdı. Öyle bir çalgıcıydı ki onun nağmelerinden eşi bulunmaz hayaller belirirdi. Az zaman uz zaman geldi geçti, çalgıcı yaşlandı, sesi değişti, bedeni acze düştü. Kimse sesine kıymet vermez oldu. İyiden iyiye yaşlanınca kazancı kalmadı, bir parçacık azığa muhtaç oldu.  “Yarabbi” dedi, “uzun bir ömür, tükenmez bir talih verdin; bir saman çöpü değerindeydim, lütuflar ettin bana. Yetmiş yıldır…

Evvel Zaman Yaradılış Hikâyeleri

Yaradılışla ilgili pek çok efsane Sümerlerden günümüze dilden dile geçmiş, tabletlerle, resimlerle, destanlarla anlatılmış. En eski kaynaklardan biri olan Sümer’de (M.Ö. 3000) ve Gılgamış’ ta yazılanlara göre evren ve Tanrı, zamanın başlangıcından beri mevcuttu. Mezopotamya’nın bilgelik ve su Tanrısı Enki,  Dicle ve Fırat’ı yaratarak suyu var etti, dağlardan bu nehirlere suyun inmesini sağladı. Sonra da insanların beslenmesi için suda yaşayan balık ve kuş türlerini ve insanı yarattı. Dünyaya hâkim olacak düzeni kurdu ve yaratılanların bu düzene göre yaşamasını sağlayan kuralları uygulayarak kaosu engelledi. Nihayetinde dünya…

Sandıktaki Değerler

  Dayanıklılık ve travma konusundaki çalışmaları ile tanınan nöropsikiyatrist Boris Cyrulnik, toplumların dünyayı saran salgın krizine karşı nasıl direnebileceğini açıklıyor : Bu görünmez saldırgana uyum sağlamalıyız. İnsanın evrimi ancak krizler ile gerçekleşir. Bu krizden sonra aileler ve çiftler bir kez daha barış ve huzuru bulacaklar. Krizler, insan olmanın koşulunda vardır. Zaten dünya tarihindeki kültürel devrimleri mecbur kılan birçok salgın biliyoruz. Her salgın veya doğal afetle birlikte kültürel bir değişiklik olmuştur. Travmadan sonra yeni kurallar ve birlikte yaşamanın yeni yollarını keşfetmeye çalışırız. 1348 veba salgını sonrasında,…

Çiftçi ve Palmiye Ağacının Hikâyesi

  Al Ula’da yaşayanların anlattığı bu hikâye, yıllar önce çölde, emekle ve sevgiyle kurdukları bu vahada geçer. Günlerden bir gün, meyva ağaçları yetiştiren bir çiftçi, meyva bahçesindeki palmiye ağacı ile tartışmaya girişir ve ona “Seni sulamayacağım,” der. Palmiye ağacı bir daha hiç sulamazsa bile ölmeyeceğini söyler. Bunun üzerine çiftçi “Seni aşılamayacağım,” der. Palmiye yine ölmeyeceğini söylerek aynı cevabı verir. Çiftçi bu defa onu bir daha ziyaret etmeyeceğini söyler. Ağaç o zaman öleceğini söyler. İnsan ve ağaç arasındaki bağın kuvveti ne güzel anlatılmış bu hikâyede. Sevgi…

Rönesans’ın Bilge Dâhisi Leonardo da Vinci’nin 500. Yıldönümü Sergisi

    “Ruhun elle beraber çalışmadığı yerde sanat olmaz.” Rönesans döneminin dâhi bilgesi (1452-1519), anatomiden optik ve fiziğe kadar uzanan derin bilgiye sahip sanatkâr, mühendis, matematikçi, bilim insanı, Leonardo da Vinci’nin 500. ölüm yıldönümü, Louvre Müzesinde muhteşem bir sergi ile kutlanır (2020). Cesur ve üstün yaratıcılığı, tükenmeyen ilhamı ve araştırmalarına dayanan derin bilgisi ile yaşadığı zamanın çok ilerisindeki dâhice buluşlarını, bu sergide yer alan eserlerinde ve not defterlerinde görmek mümkün. Kendi eserleri hakkında şu yorumu yapar : Hiçbirisi zaten kesin biçimde tamamlanmadılar, çünkü mükemmelle ulaşmaktan…

Lokman Hekim’in Defteri

  Lokman Hekim, Anadolu inanışına göre bütün hekimlerin pîri imiş. Bin bir çeşit çiçeğin, otun özelliklerini tanır, ilaçlar yapar, dertlere deva bulurmuş. Bir yerde durmaz, hep dolaşır, gittiği yerlerdeki insanlara, bilgisiyle yarar sağlar, şifa getirirmiş. Rivayete göre günlerden bir gün Çukurova’ya varmış ve ovanın bereketine, güzelliğine hayran kalmış. Çevredeki bütün hastaları iyileştirmeye başlamış. Gel zaman git zaman dere tepe düz gitmiş, adım adım dolaşmış, her yandaki otları bir bir incelemiş ama aslında ölümsüzlük ilacına mâyi olacak otu arar dururmuş. Bir gece dolaşmaktan yorgun düşmüş ve ulu…

Sanatçı ile Sanatı Arasındaki İlişki

Sefiller, Notre Dame’ın Kamburu gibi eserleri ile ölümsüzleşen Victor Hugo (1802-1885), hayatının amacı olmuş çalışmaları hakkında şöyle der: Yarım yüzyıldır düşüncelerimi yazı, şiir, tarih, drama, romantizm, gelenek, hiciv, övgü ve şarkılarla yazıyorum… ama içimde saklı olanın binde birini dahi söylemediğimi hissediyorum… Yazar, insanın içinde sıkışıp kalmış bir dünyadır. Auguste Rodin (1840-1917), Hugo’nun bu sözünden aldığı ilhamla yaptığı büstte, bu anlamı ustalıkla ifade eder. Yazmak, müzik bestelemek, heykel veya resim yapmak, dans etmek, hangi sanat dalı olursa olsun, insan neden sanat yapar ? Farklı sanatçıların, sanatlarıyla…