“ İlahi bilgeliğin sırrı beşerî zevkte değil, insanın derdinde saklıdır. Genel olarak, dertlerimizden herhangi birinin ortadan kalkmasını dilemek yerine onlardan yarar sağlayacak şekle dönüştürmek için lütuf dilemeliyiz. Cesaretli insanlar için dertler ve ıstırap, genellikle bir dayanıklılık ve ruh gücü sınavıdır. ” Birçok düşünür ve yazar tarafından aziz bir kişilik ve entelektüel güçlere sahip bir dahi olarak tanımlanan Fransız filozof ve sosyal aktivist Simone Weil (1909-1943), emeği bol bir yaşamın örneği. École Normale Supérieure‘de eğitim görür, Fransa genelinde Felsefe ve Mantık alanında en yüksek dereceyi kazanan ve eski Yunanca, Latince ve Sanskrit dillerinde yetkin olan Simone Weil, 22 yaşında …
Yazar: duygubruce
Kahkaha, iki insan arasındaki en yakın mesafedir. –Victor Hugo Kahkaha sesinin evrensel olduğunu belirtir dilbilimciler ve psikologlar. Gülme içgüdüsü ile yaratılan insanı “ Neler güldürür ? ” sorusunu antik Yunan çağından beri araştıran filozoflar ise, insanın kendi eski hâllerine güldüğünü ve diğerlerinin başına gelen terslikler, beklenmedik durumlar karşısında duyduğu bir çeşit üstünlük hissinin onu güldürdüğünü anlatırlar. Plato’dan 2500 yıl sonra Nietzsche (1844-1900), kahkahanın, sadece insanların hissettiği varoluşsal yalnızlığa ve ölüm hissine bir tepki olduğunu öne sürer. Neşe ve mizah ile tetiklendiği zaman “ Gülmek sağlığa iyi gelir, kan dolaşımını düzenler, mutluluk hormonlarının salgılanmasına yol açar, ” teorisi Sigmund Freud (1856-1939) …
Ben kendimin ilham perisiyim “I’m my own muse” demiş Frida Kahlo (1907-1954). Genç yaşta geçirdiği kazadan sonra ömür boyu katlandığı güçlükler, onu, yaratmaktan alıkoymamış. İçine dolan ilhamın aşkı sanatına yansımış. Dans eden renkleri, çok sevdiği çiçekleri ve hayvanları resmetmiş, hepsi tuvalde ruh bulmuş. Yaşadığı sürece ilhamıyla berabermiş. Antik Yunanca’dan gelen “muse” μούσα kelimesi “zihne yerleştirilen” anlamını taşır. Yunan mitolojisinde ilham perisi anlamında kullanılır. Tanrılara ve ölümlülere, canlılık ve yaratıcılık ilham ederler. Kime isterlerse, o kişide yaratıcılığın bir şekilde ortaya konmasına veya yeni bir bilişe sebep olurlar. Zeus ve hafızanın tanrıçası Mnemosyne’nun kızları olan dokuz Muse, Olimpos’un yakınında Pieria dağında doğarlar. …
Bilim ve din, her ikisi de evrenseldir ve yüzeyde görünenin altında kalan asıl doğaları gereği birbirine çok benzer özellikleri bulunur. Bilim, evrenin işleyen düzenini ve insanın everendeki yerini anlamaya odaklanmışken din, evrenin ve insanın varoluş nedenini anlamaya çalışır. …
Juliette Binoche’dan Robert De Niro’ya, 200 sanatçının ve bilim insanının Fransız Le Monde gazetesinde yaptığı Normal olmayan bir normale dönüş çağrısında, Covid-19 salgınından sonra bizi bekleyen değişimi vurgulamakta. Yazıyı hazırlayan Juliette Binoche, insanca onurlu bir yaşamı sürdürebilmek için birey ve toplumlar olarak hemen harekete geçmemiz gerektiği hakkında yazar : Covid-19 salgını bir trajedi. Ancak bu kriz bize neyin temel gereklilik olduğunu anlamaya davet ediyor. Gördüğümüz bu basit: «ayarlamalar» yeterli değil. Sorun sistemik. Devam eden ekolojik felaket bir meta-krizdir : Dünyadaki yaşamın kitlesel yok oluşu artık şüphe götürmez bir gerçektir ve tüm göstergeler varoluşsal bir tehdide işaret etmektedir. Her ne …
Evvel zamanda bir kralın üç tane kızı vardı. İki büyük kız hoştu ama en küçük olanın –Psyche ψυχή güzelliği tariflere sığmazdı. Başka diyarlardan onun güzelliğini görmeye gelenler olur, gördükleri karşısında büyülenirlerdi. Öyle ki Afrodit’in sunakları dahi terkedilmeye yüz tutmuştu. Gencecik toy bir faniye tapınacak kadar duydukları bu hayranlık Afrodit’i kızdırıyordu. Kendisine atfedilen Tanrısal üstünlüklere bu genç kızın el koyduğunu düşünerek öfkeyle “ Onu, bu güzelliğinden dolayı pişman edeceğim,” diyordu. Kararlı bir şekilde bir gün muzip ve yaramaz tabiatlı oğlu, aşk tanrısı Eros’u yanına çağırdı ve düştüğü bu durumdan ileri geri şikâyet ederek onu Psyche’ye karşı kışkırttı ve dedi ki : …
Doğaya olan ihtiyacımız insanlığımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Orman görevlisi olarak çalışan Peter Wohlleben, Ağaçların Gizli Yaşamı adlı çok satan kitabın yazarı. İnsanın doğayla olan bağı için: “Doğaya olan ihtiyacımız insanlığımızın ayrılmaz bir parçası,” der ve bizi doğaya doğru çeken bu parçamızı tanımanın, bize nasıl iyi geleceğini açıklar. Kereste endüstrisine ağaç sağlamak göreviyle ormanda çalışırken ve ağaçları sadece ekonomik değeri olan emtia olarak gördüğü dönemde fark eder içindeki doğa sevgisini uyandıran bu parçayı. Aynı dönemde ormanda araştırma yapan bilim insanlarının, doğaya olan merak ve tutkularına tanık olur ve ağaçların gizli yaşamı hakkında bulgulardan öğrendikleriyle, ağaçlara kazanç getiren emtia değil, yaşayan birer …
Düşüncede, ahlaki değerler hiyerarşisinde, ethos'ta gerçek bir devrime tanık oluyoruz ! …
Evvel zamanda çeng çalan bir çalgıcı vardı. Bülbül onun sesini duydu mu kendinden geçerdi. Onun müziğini dinleyenlerin neşesi birse yüz olur; gönül kuşu havalanır, canın aklı şaşar da kalırdı. Öyle bir çalgıcıydı ki onun nağmelerinden eşi bulunmaz hayaller belirirdi. Az zaman uz zaman geldi geçti, çalgıcı yaşlandı, sesi değişti, bedeni acze düştü. Kimse sesine kıymet vermez oldu. İyiden iyiye yaşlanınca kazancı kalmadı, bir parçacık azığa muhtaç oldu. “Yarabbi” dedi, “uzun bir ömür, tükenmez bir talih verdin; bir saman çöpü değerindeydim, lütuflar ettin bana. Yetmiş yıldır günahlar işledim; bir gün bile rızkımı kesmedin. Artık kirişim (çalgı çalanın karşılığında aldığı para), kazancım …
“Süper akıllı bir cini sonsuza kadar şişede kilitli tutma yeteneğimize güvenmemeliyiz. Er ya da geç dışarı çıkacaktır… Mesele, yapay süper zekânın nasıl yaratılacağını bulmak. Öyle ki – kaçtığında bile, bizimle aynı değerlere sahip olduğu için bizim tarafımızda kalsın ve emniyetli olsun.” –Nick Bostrom Modern bilgisayar ve bilişim bilimlerinin en büyük öncülerinden bilgisayar mühendisi, matematikçi ve kripto-şifre çözme uzmanı Alan Turing, 1940’larda yapay zekâyı tanımladı : İnsanlarla ortak bir dil konuşabilen ve insanlar gibi düşünebilen akıllı makineler üretme bilimi ve mühendisliği. İlk yapay zekâ denemeleri 1950’de, ABD ordusu için hava savaşı senaryoları simülasyonunda yapıldı. Aynı dönemde IBM …















Social Profiles