II. Dünya Savaşı’nın yürekli hikâyelerinden bir tanesi Fransız Direnişi. “Direniş” karşı koymak, dayanmak, yeni bir atılımla kuvvet toplamak anlamlarını içeren güçlü bir kelime. Psikolojide, sosyolojide, tarihte, biyolojide, tıpta insanın deneyimlediği bir durum. Tarihe geçen Fransız Direnişi’ni unutulmaz kılan sebepler arasında ise yeraltında oluşu, topsuz tüfeksiz bir avuç insanın bir araya gelip ulusal bağımsızlık mücadelesini sonuna kadar sürdürmesi, dayanışmaları, haberleşme yöntemleri ve tüm matematik hesaplarına aykırı şekilde beklenmedik bir zaferi masallardaki gibi kazanmaları olabilir. 2. Dünya Savaşı hikâyelerini okurken, ya da filmlerini seyrederken insan, bunlar gerçekten oldu mu diye düşünüyor. Neydi zulüm ve işgal altında yaşayan insanlara bu direnme gücünü veren …
Etiket: cesaret
Firdevsi (940 – 1020) ünlü eseri Şahnâme’de zalim ve şeytani bir kişilik olan kral Zahhak ile hak ve iyiliği temsil eden genç Faraydun (~ MÖ 1500) arasındaki mücadeleyi hikâye eder. Zerdüştlük (Zoroaster) inancında kötülüğü temsil eden Ahriman, Zahhak’ın aklına işler, kral olan babasını öldürerek tahta çıkmasının gerekli olduğunu binbir dille anlatır. Kulağına yapacaklarını fısıldarken, bir yandan da Zahhak’ın her iki omzuna birer yılan yerleştirir. Sonunda Zahhak babasını öldürür ve tahta geçer. Kral giderek zalim bir tirana dönüşür. Halka yapmadığını bırakmaz. Derken omzundaki yılanlar hiç doymaz olur. Bu durumu izleyen Ahriman yine bir cin fikirle krala gelir. Eğer yılanları doyurmazsa Zahhak’ın …
Korku kalpten geçer. Kalbe sözü geçen korkuyu yener. 1939 kışı. Finlandiya, Kızıl Ordu tarafından işgal edilir. Durum oldukça kötü görünür. Finliler asker ve top sayısı olarak Ruslara göre çok zayıf, silahları da ilkeldir. Ancak çok daha büyük miktarda sisuya sahiptirler. Kros kayağı becerilerini kullanarak Rus birliklerini şaşırtmayı ve dağıtmayı başarırlar. Topraklarını geri kazanmayı mümkün kılan “sisu” yu Finliler şöyle tarif eder : “Katlanmayı bilen bir kararlılık, dayanıklılık, cesaret, gözü peklik ve irade gücü.” Sisu, daha az güçlü ama cesur yürekli olanın sahip olduğu bir nitelik. Her şey kaybedilmiş gibi görünse bile asla vazgeçmeyen, kalıpların dışında düşünerek sözde daha …
İnsanlığın ilerleyebilmesi uğruna, gurur veren yüce cesaret derslerinin olması gerekir. Efsanevi Fransız yazar ve şair Victor Hugo (1802-1885), büyük eseri Les Misérables‘da, tereddüt ve kararsızlığı bir kedinin duraklamasına benzeterek anlatır : Kedilerin yarı kapalı bir kapının eşiğinde uzanarak duruşunu çoğu insan deneyimlemiş ve Hadi içeri gelsene ! demiştir. Kedinin eşikteki duraksaması, önlerindeki bir meselenin kapısı yarı açık iken, olası iki çözüm arasındaki kararsız kalıp duran insanlara benzer. Ancak bu tür insanlar, talihin cilvesiyle aniden kapanıveren kapıda ezilme ya da sıkışma riskini taşırlar. Tabiatları gereği aşırı ihtiyatlı olan kediler, bazen, cüretkâr olanın maruz kaldığı tehlikeden daha fazlasına maruz kalırlar. …
Akşamın birinde pervâneler toplanmış, mumun ışığını nasıl bulacaklarını tartışıyorlardı. İçlerinden biri dedi ki: “ Hepimiz birden gitmeyelim; birimiz gidip mumu bulsun, sonra dönüp bize haber versin. ” Pervânelerden biri yola çıktı; uzakta bir köşkün içinde yanan bir mum ışığı gördü. Döndü geri geldi ve anladığı kadarıyla mumu anlatmaya çalıştı. Aralarında bilge olan pervâne: “ Senin mumdan haberin bile yok…” dedi. İkinci pervâne hevesle yola çıktı, köşkün içine kadar gitti, muma yakından baktı ve o da geri geldi, mumun nasıl ışık yaydığını anlattı. Bilge pervâne “ anladığının işareti yok üzerinde ” dedi. Sıra sonuncu pervâneye geldi. Pervâne mumun ateşini görünce …










Social Profiles